Cumhuriyet Halka Partisi Genel Merkezi'ndeyiz Atatürk'ün emanet-i makamındayız.
Bir saldırı altındayız. Suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak.
Suçumuz ak Parti'yi yenmek. Suçumuz Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı "Değişim" deyip, o değişim iradesiyle gençlerle kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak. İki sonucu hazmedemeyenler. Partimizdeki başarımızı hazmedemeyenlerle 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var.
Yani ak Parti'nin yargı kollarıyla butlan ittifakı var.
Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabahın 07.00'sinde hiçbiri CHP'li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekilinin dışında arkada yürüyenlerin CHP'li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar. Gençler püskürttü. Tekrar geldiler daha kalabalık geldiler.
Kapılar kapandı direniş başladı. Şimdi polisle geldiler. Binaya girmek, gazla girmek, copla girmek, polisle birlikte girmek, bu binayı tahrip etmek istiyorlar. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama Delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz dedik. Kaldırabilirler. Söküp atabilirler. Sakağa atabilirler. Ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor. Bunu en iyi birileri bilir. Seçim sokakta meydanda kazanılıyor. Biz bundan sonra sonuna kadar burada direnip eğer bizi buradan atarlarsa iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz.