Dava duruşmasının ilk gününü; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Grup Başkanvekilleri Murat Emir, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftci, Gökçe Gökçen, Burhanettin Bulut, Güldem Atabay, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Evrim Rızvanoğlu, Serkan Özcan, CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Dilek İmamoğlu, Selim İmamoğlu, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, CHP’li milletvekilleri, belediye başkanları ve İstanbul ilçe örgütleri duruşmayı salonda takip ediyor.
Silivri’de görülen İBB davasının ilk duruşmasına mahkeme başkanı ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki sözlü tartışma damga vurdu. Duruşmanın başlangıcında söz isteyen İmamoğlu’na mahkeme başkanının “Sen” diye hitap etmesi salonda büyük tepki çekti. Yaşanan gerilim sonrası mahkeme başkanı salonu terk ederek duruşmaya ara verdi.
Türkiye kamuoyunun, kelimenin tam anlamıyla kilitlendiği İBB davası duruşması, “sen” kriziyle başladı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine başkanlık eden hâkimin İmamoğlu’na “sen” diye hitap etmesi, izleyicilerin ve avukatların tepkisine neden oldu. Salonda bulunan, izleyici ve avukatlar, Mahkeme Başkanı’nın üslubuna, “siz, siz, siz” diyerek tepki gösterdi. Tepki üzerine Mahkeme Başkanı’nın İmamoğlu’na “Ekrem Bey” diye hitap etmeye başlaması dikkat çekti.
Tartışmanın büyümesi sonrası mahkeme başkanı, salondaki izleyici bölümünün boşaltılması talimatını verdi ve duruşmaya ara verildi.
Yaşanan tartışma sırasında İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında şu diyaloglar geçti:
Mahkeme Başkanı: Sorumlu oldukları eylemlere göre gruplandırma yaptık kendi içerisinde. Sanık Ekrem İmamoğlu'yla ilgili ‘örgüt kuruculuğu’ ve diğer yöneticilerimiz de aynı şekilde. Biz tüm eylemlerden 220/5 hükmü gereği sorumlu olduklarından dolayı, en son savunmalarını alma yönünde planlama yaptık ve bu şekilde ilerleyeceğiz.
Mahkeme Başkanı ve Ekrem İmamoğlu arasındaki diyalog:
Mahkeme Başkanı: Salondan çıkarmak zorunda kalırız.
İmamoğlu: Söz almak istiyorum.
Mahkeme Başkanı: Tamam ‘söz almak istiyorum’ dedin, ben de söz vermedim şu an.
(Mahkeme Başkanı’nın İmamoğlu’na ‘sen’ diye hitap etmesi, izleyicilerin ve avukatların tepkisini çekti. Bunun üzerine salondan ‘siz, siz, siz’ sesleri yükseldi.)
İmamoğlu: Söz almak istiyorum.
Mahkeme Başkanı: Hayır. Devam edemezsin.
İmamoğlu: Sayın Hâkim, söz almak istiyorum.
Mahkeme Başkanı: Keselim şeyi. Mikrofonu kesin.
İmamoğlu: Sayın Hâkim, söz almak istiyorum. (Alkışlar…) Müsaade edin. Size nasıl bir…
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, lütfen yerinize geçin. Ekrem Bey lütfen yerinize geçin. Bu şekilde olmaz. Bakın buranın bir düzeni var. Siz burada, söz hakkı vermeden kalkıp, gelip kürsüye durup bu şekilde konuşamazsınız.
İmamoğlu: Hâkim Bey, hüküm kurulurken, burada mağdur edilen insanları ne şekilde bir savunma yapacağı konusunda fikrini almakla yükümlüsünüz Sayın Hâkim.
Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, kendisine söz hakkı verilmesine… Bu şekil, bu sistem yargılamaya devam edemeyiz. Lütfen yerinize geçin.
İmamoğlu: İsterseniz siz, bu süreci çok daha naif, çok daha insanların hakkına hukukuna saygı gösteren bir şekilde devam ettirirsiniz…
Mahkeme Başkanı: Biz de o şekilde devam edeceğiz zaten. Bunları daha yargılamaya başlamadan bakın...
İmamoğlu: Ne avukatları dinlediniz…
Mahkeme Başkanı: Talepleri alacağım. Daha talepleri alma aşamasına geçmedim.
İmamoğlu: Hâkim Bey, Hâkim Bey… Avukatlarımızın…
Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, lütfen yerinize geçin. Ekrem Bey yerinize geçin. Sanık Ekrem İmamoğlu, kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen, kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye gelerek…
İmamoğlu: Şimdi son cümlemi söylüyorum…
Mahkeme Başkanı: Kendisi defaatle uyarılmasına rağmen…
İmamoğlu: Ekranın arkasına gizlenmeyin…
Mahkeme Başkanı: Ekranın arkasına gizlendiğim yok. Mikrofon, mikrofon gelmiyor, o nedenle buradayım. Bizim gizlendiğimiz bir durum yok Ekrem Bey.
İmamoğlu: Lütfen iyi idrak edelim…
Mahkeme Başkanı: Defaatle uyarılmasına rağmen, konuşmaya devam etti. Kendisine yerine geçilmesi söylenmesine rağmen…
İmamoğlu: İnsanların kendini savunma düzenine dair, burada üç bin yıla yakın yargılama yapılırken, hakkımızı hukukumuzun ne şekilde ifade edileceğini dinleyerek karar verilmesini talep ediyoruz. Saygılı davranın. Yüce Türk yargısına ve Türk milletine saygılı davranın. Olur mu böyle şey. Ben yine söz alacağım…
Melih Geçek ve Erdal Celal Aksoy’un avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu: Biraz önce şurada, listede Aykut Erdoğdu ve Bulut Aydöner ismini en başta gördük biz. Bakın, biz bir haftadır kaleminize gidip geliyoruz. Ben kaç defa geldim. ‘Şu liste hazır mı’ diye sordum. Bize kimse hazır demedi. Hatta dendi ki ‘Başkan Bey'in önünde, hazır olunca size vereceğiz’ dendi. Fakat dün bunun haberini Yeni Şafak'tan Burak Doğan yaptı. Avukatlara verilmeyen bu liste, Yeni Şafak'a kim tarafından, niye verildi?
Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, yerinize geçin. Şu an yaptığınız heyete saygısızlık. Yerinize geçin. Komutanım, komutanım beklemeyelim. İzleyici bölümünü boşaltalım. İzleyici bölümü boşaltıldıktan sonra sayın avukatım söz hakkı vereceğim. Geleceğim, dinleyeceğim. Salonu boşaltalım. İzleyici bölümü boşaldıktan sonra söz hakkı vereceğim. Israrla bu şekilde bakın, bu şekilde yargılama yapılmaz.
İmamoğlu: (Bağırarak) Sen yargılamaya gelmedin buraya. Öyle kaçarak çıkamazsın. Kaçarak çıkamazsın. Sen yargılamaya gelmedin.