Ekonomi
28 Mart 2018 ( 171 izlenme )
Reklamlar

ASGARİ ÜCRET SORUNU

Türkiye'de açlık sınırının altındaki asgari ücrete yapılan zamlar da buhar oldu.

CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, “Ortalama yüzde 7 büyüdüğümüzü varsaysak bile asgari ücrete bizim zorlamamızla yapılan yüzde 23 oranındaki zammın etkisi, son iki yıllık enflasyonun yüzde 21,5 olarak gerçekleşmesiyle birlikte neredeyse sıfırlandı. 2016 ve 2017 yılının 3’üncü çeyrekleri arasında,hane halkının yaşamsal ihtiyaçları için yapmak zorunda olduğu tüketim harcamalarında yüzde 11,7 artış varken, ücretlilere yapılan ödemeler reel olarak sadece yüzde 2,4 arttı" dedi.

Bunun yansıması yurttaşların bankalara olan borcunun son 1 yıl içinde yüzde 16 artarak 503 milyar TL’ye yükselmesi olurken, Erdoğdu, "Yurttaşlarımız en yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmak zorunda. Son 1 yıl içinde 1 milyon 293 bin yurttaşımızın borçları bankalarca takibe alındı" ifadelerini kullandı.

AKP'NİN İSTİHDAM YALANI

AKP hükümetinin, Anayasa referandumu sürecinde istihdam seferberliği başlattığını ilan ettiğini hatırlatan Erdoğdu, seferberliğin kısa sürede 1 milyon ilave istihdam yarattığı, sayının 2 milyona çıkacağı propagandasının yapıldığını kaydederek şöyle devam etti:

“2017 yıllık istihdam artışı, bırakın 2 milyonu 1 milyonun bile altında kaldı. Yıllık ortalama istihdam artışı 984 binle sınırlı kaldı. ‘İstihdam seferliği’ adı altındaki temaşa, kayıtlı istihdam yaratma konusunda da bir yol alamadı. İşe başlayan her üç kişiden birisi sosyal güvencesi olmaksızın ve her an işten atılabilecek şekilde istihdam ediliyor. 2016 ve 2017 yılında işsizlik oranı yüzde 10,9 oldu. Yani, 2016’ya göre 2017’de yüzde 7 büyüdüğü iddia edilen Türkiye ekonomisi, işsizliği düşürmedi. İşsiz sayısı 2016’da 3 milyon 330 bin kişiyken, 2017’de 3 milyon 454 bin oldu. AKP’nin iddia ettiği yüzde 7 büyüme, oransal olarak işsizliği bir milim oynatmadığı gibi sayısal olarak da 124 bin yeni işsiz yarattı. AKP’nin ‘istihdam yaratmayan büyümesi’ artık ‘işsizlik yaratan büyüme’ vasfını kazandı. Özetle, Türkiye ekonomisi büyürken yarattığı değeri, borçlandığı faiz lobilerine ve ithalat yaptığı ülkelere aktarırken; Türkiye’deki istihdamı artırıp işsizliği düşürmek yerine, borçlanılan ve ithalat yapılan ülkelerdeki istihdamı artırarak oralardaki işsizliği düşürüyor.”

PATRONLARA 11 MİLYAR LİRA AKTARILDI

İstihdam seferberliği koşullarında bile artışın 1 milyonun altında kalmasının, bunca teşvik ve krediye rağmen ekonomideki güvensizlik halinin devam ettiğini ortaya koyduğunu belirten Erdoğdu, şu görüşleri dile getirdi:

“İşsizlik oranını aynı düzeyde tutmak için işsizlik sigortası fonundan işverenlere 11 milyar TL aktarıldı. Dağın fare doğurması misali istihdam artışını istihdam teşviklerinden faydalanmak için çalıştırdığı işçisini çıkarıp akabinde geri alan işverenlerin ve işsizlik fonunu işverenlerin arpalığı haline getiren hükümetin cingözlüğü sağladı. İstihdam seferberliğinin gençler arasındaki istihdam artışı sadece 37 bin oldu. Buna karşın işsiz genç sayısındaki artış 84 bini buldu. İstihdamdaki gençlerin sayısı sadece yüzde 0,92 artarken işsiz genç sayısı yüzde 8,53 arttı. Asıl trajik çelişki, meslek eğitimsiz gençlerde işsiz sayısı azalırken meslek lisesi ve yükseköğrenim mezunu eğitimli meslek sahibi gençler arasında işsiz sayısının artması. Seçim hesaplarıyla yapılan bol kepçe teşviklere rağmen işgücüne katılan gençlere yeterli istihdamın ancak 3’te1’ini yaratılabilirken, ekonomi için asıl değerli olan meslek eğitimli gençleri işgücünün dışında bırakıyor. Bu çarpıcı çelişki hem gençler, hem de ekonominin geleceği ve verimliliği açısından çok ciddi bir sorun.Kısacası,2017’nin özeti; çift haneli büyüme, çift haneli enflasyon, çift haneli işsizlik.”

Erdoğdu, 2018 yılı Ocak ayı itibariyle cari açığın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 163 artarak 7 milyar dolara yükseldiğine işaret ederek, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Dış ticaret açığındaki yükseliş bir önceki yılın Ocak ayına göre yüzde 146,5 oldu ve dış ticaret açığı 9 milyar dolara çıktı. 12 aylık cari açık ise 51,5 milyar dolar olarak kaydedildi. AKP hükümetleri cari açık finansmanındaki kalitesizlikte hiçbir gelişme gösteremedi. Hâlihazırda cari açığın yüzde 53’ü sıcak para ile finanse edilmekte. Türkiye’nin net yatırım pozisyonu Ocak ayı sonunda 481 milyar dolar açık verdi. Yani elde edilen her 1 dolar milli gelirimizin neredeyse yarısını yurt dışına olan yükümlülüklerimiz oluşturuyor. Türkiye’nin 12 ay içinde çevirmesi gereken dış borç miktarı 177 milyar dolara ulaştı. Buna 51 milyar cari açık da eklenirse önümüzdeki 12 ay içinde 226 milyar dolar bulunmak zorunda. Sayın Mehmet Şimşek’in yurtdışı ziyaretlerinde sermaye çevrelerine mavi boncuk dağıtmasının nedeni de budur.”

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

1 MAYIS ÖZEL... KÜÇÜK İŞÇİNİN HİKAYESİ Rusya'da kriz olduğu dönemde fabrikalarını kapatan iş adamlarını Putin yerin dibine sokmuştu ASGARİ ÜCRET SORUNU DOLARDAKI ARTIŞ ANCAK BU KADAR GÜZEL ÖZETLENEBİLİRDİ!