Akp genel başkanı ağzıyla konuşup, tek bir tane bile soru almadan kaçtı.
“Hiç kimse unutmasın, Cumhuriyet Halk Partisi bu devlet aklının kurucu taşıyıcısıdır. Bu bağlamda, Ankara Zirvesi’ne bakışımız iktidarın dar propaganda diliyle sınırlanamaz. Mesele bir iktidar başarısı ya da bir lider fotoğrafı değildir. Mesele Türkiye’nin gelecekteki stratejik konumudur. Mesele Türkiye’nin büyük güç rekabetinde kendisine biçilen rolü mü kabul edeceği, yoksa kendi bağımsız karar alanını mı güçlendireceğidir. Türkiye’nin görevi kendi çevresinde savaşların büyümesini önlemek, enerji ve tedarik hatlarını güvence altına almak, Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e, Kafkasya’dan Ortadoğu’ya kadar istikrar üretmektir. Bu tarafsızlık değildir. Bu ‘Cumhuriyetçi stratejik özerklik’tir.”
''Türkiye kendi tarihinden, devlet geleneğinden ve millet iradesinden aldığı güçle kendi yolunu çizecektir. Bizim dış politika anlayışımızın merkezinde ideolojiler değil, ulusal çıkarlar vardır. Hamasi söylemler değil, devlet aklı vardır. Günübirlik hesaplar değil, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını inşa edecek uzun vadeli stratejik vizyon vardır."